Öyle bir seyir defteri…

Yengeç eti (surimi) salatası

22 Ocak 2009 Perşembe, 22:31 | Yimmek

Bu salatayı ilk olarak beni uzakdoğu yemeği (tabii ne kadar otantik orası tartışılır) kavramıyla tanıştıran Quickchina’da yemiş ve bayılmıştık. Aslında çok basit bir salataydı; görebildiğimiz kadarıyla incecik ve upuzun ip gibi doğranmış yengeç etleri ile salatalıklar, mayonez, susam ve az bir deniz yosunu karıştırılıp altına da göbek salatadan (aysberg) bir çanak yapılmış.

Daha sonra bir gün markette “surimi” denen kavramla tanıştık. Istakoz eti lezzetinde balık diye rulolardan oluşan paketler halinde satılıyordu. Görüntüsü tam bizim yediğimiz salatadaki yengeç etlerine benziyordu. Çeşitli balık etlerinden oluşturulup, yengeç eti lezzeti versin diye “doğal ıstakoz aroması” ile hazırlanıyormuş.

Bakalım lezzeti ne kadar benziyor, deneyelim ne kaybederiz dedik. Bir paket surimi ve salatalık alıp eve geldik. Asıl işin zor tarafı bu nesneleri incecik ip gibi doğramaktan geçti. Mutfak robotunun hiçbir aparatından verim alamadık (çok küçük kesiyor, uzun olmuyor), küçük mutfak aletlerinin hiçbiri o işi görmedi. Sanırım 2 kişi 2-3 saat uğraştık salatalık ve surimileri ince ince doğrayacağız normal bıçakla diye. Canımız çıktı ama çok güzel oldu, aynı lezzeti bile yakaladık. Susam yerine de çörekotu koyduk, daha bir beğendik tadını.

Sonradan wikipedia sağolsun öğrendik ki zaten surimiye kani de deniyormuş. Quickchina’da menüde “Kani Salad” yazıyordu zaten. Bizimkiler ona “yengeç eti lezzetinde balık” demektense yengeç eti demeyi tercih etmişler ;-)

O zamandan beri sürekli arayış ve düşünce halindeydik. Bu adamlar lokantada bunu böyle doğruyor olamazlar, mutlaka bunun çok basit bir aleti var, iki dakikada oluyor bu iş dedik. Internette arandık, mutfak reyonlarını gezerken hep bakarak olduk, Quickchina’ya gittiğimizde ahçıya sorsak mı dedik, öyle geçti gitti günler.

Bir gün İstanbul’da, Kadıköy Carrefour’da gezinirken bir firma stand açmış, rendesini tanıtıyordu. Gözlerimin önünde amca salatalık ve havucu rendeyle bir doğradı, tam istediğimiz gibi — ince uzun, ip gibi. Ne yapacağımı şaşırdım, gidip yan reyondan “bak ne buldum” diye Didem’i getirdim. Evet sonunda bir alet bulmuştuk bu işi yapacak olan. “V-Rende” denen aleti aldık, Ankara’ya taşıdık.

Çözene kadar biraz uğraştırdı bizi (kitapçık okumamıza karşın). Çalıştırmayı başardığımızda biraz hayal kırıklığı ve muz kabuğu oldu. Evet, alet salatalık gibi sert nesneleri doğramasına doğruyor ama surimiler yumuşak oldukları için parçalanıyorlar rendeden geçmiyorlardı. Üstelik salatalıkların da aparata takılan tarafının tamamı doğranmıyor, kabuğun bir kısmı ince de olsa kalıyordu. Kısaca havamızı almıştık.

Arada Didem fimo isimli şekilden şekile sokulabilen ve fırınlanınca kalıcı olarak katılaşan hamurlara merak saldı. Onları şekillendirmede kullanılan bir “fimo hamuru makinası” aradı bir süre, bulamadı. Sonra bir yerde erişte makinasının o amaçla kullanılabileceğini okuyunca, rotayı erişte makinasını bulmaya çevirdi. Metro Market’te bulduk bir erişte makinası, pahalı da sayılmazdı, 20 YTL idi. Erişte makinasının kutusunda erişteyle yapılmış resmini görünce, onu doğrayan surimiyi de doğrar diye ışık yandı bir anda kafamda. Ama iki tane almadık, bir tane alalım, fimoyla aleti kirletmeden önce salatayı yaparız, olursa bir tane de salata için ayrı makina alırız dedik.

Erişte makinasında surimi kullanmak için biraz uğraşmamız gerekti. Makinadan eriştenin geçmesi için önce incecik hale gelmesi gerekiyor. Bunun için arka bölümü accık daha kalın, oradan geçirince inceltiyor malzemeyi ve böylece doğrayıcı kısımdan geçirebilecek inceliğe gelmiş oluyor. Ama bizim surimiler arka bölüm için bile oldukça kalındılar.

Farkettik ki surimi ruloları yapıştırılmış gibi duruyorlar. Beyazla kırmızının karıştığı bir yer var, orayı boydan boydan çizip (tırnakla da olur) yavaşça parçalamadan açabiliyorsunuz. O zaman kağıt gibi açılıyor. O açıldığı hali de erişte makinasından kolaylıkla geçiyor ve tam istediğimiz kıvamda surimiler doğranıveriyor.

Arkasından salatalıkları da v-rendeyle doğradık ve ta-taaam… 15-20 dakika içinde koskoca salata hazırdı bile. Birkaç kez yaptıktan sonra elimiz iyice alıştı, çok hızlı yapabilir hale geldik. Kötü tarafı salatalığın mevsimi geçti o arada :)

Özetle… Bir paket surimi alıyorsunuz, erişte makinasından geçiriyorsunuz. 4 tane salatalığı da v-rende ile doğruyorsunuz. Çörekotu (ya da kavrulmuş susam) ve isteğe göre mayonez koyup karıştırıyorsunuz. Salatanız hazır. Mayonezsiz de pek lezzetli salata ama mayonezli de denemenizi öneririm, ayrı bir güzel oluyor. Yalnız dikkat, mayonezini fazla kaçırmayın. Midenize oturuverir sonra ağırlaşan salata :)

Bir Yorum Yazın