Öyle bir seyir defteri…

Sosyal Ağlardan Seçmeler #2

07 Temmuz 2012 Cumartesi, 12:04 | Film / TV, Gezi, Memat, Musiki, Yimmek

1 ile 2 arasına bir seneden fazla süre sokmak iyi olmamış. Geç olsun ama yine de olsun, bir yedekleri de günlüğümde bulunsun diyerekten aşağıdaki “şakıma”larımı paylaşmaya başlıyorum, ancak 11 Nisan-05 Eylül 2011 arasını çıkarabildim daha:

  • 11 Nisan 2011: İnsan bir dizinin adını “Lights Out” koyar mı yav… Tamam adamın soyadı Lights, hakikaten avuta çıkmış zamanında. Ama her dizinin adını gördüğümde kafamda “lights out… lights out in london, hold them tight till the end…” diye çalmaya başlıyor :/.
  • 13 Nisan 2011: Amerikan dizilerinin politik araç olmaları hem komik hem de bunlardan etkilenen insanlar olduğunu düşündükçe can sıkıcı. Bu haftanın güzeli Good Wife. Venezüela aşağı sosyalizm yukarı çalışmış.
  • 14 Nisan 2011: Bir siteye bağlanamayıp, sorunun sizde mi yoksa sitede mi problem olduğunu merak ettiğiniz mutlaka olmuştur. Başkaları da merak etmiş, http://www.downforeveryoneorjustme.com/ sitesini yapmışlar bu meraklılar için. İnternet’i seviyorum.
  • 21 Nisan 2011: PHP’nin explode() fonksiyonunu her kullandığımda aklıma “The Way of the Exploding Fist” geliyor. Ne oynardım zamanında yav…
  • 03 Mayıs 2011: Mmmh… Baharın leylak kokuları ve renkleri içinde bahçede ayağını uzatıp oturmak gibimsi var mı…
  • 04 Mayıs 2011: Chicago Code’un yeni 10. bölümü dizinin adamı gerginlik manyağı yapmasında yeni bir düzeye atladı. Umarım iptal falan etmeye kalkmazlar da, “yazık olan diziler” listeme bir yenisi eklenmez.
  • 04 Mayıs 2011: Whopper ile nostalji yasiyorum. Ama siz siz olun, sakin Burger King’de sikma portakal suyu istemeyin. Portakal suyu demeye bin sahit bile yetmez.
  • 05 Mayıs 2011: Kıbrıs’ta hava güzel, haftasonunu iple çekiyorum, su soğuk olsa bile denizle olan özlemimi gidereceğim :)
  • 05 Mayıs 2011: #fscon Kıbrıs’ta özgür yazılım konferansının İnternet bağlantısının Twitter’ı açık ama jabber kapalı! Yönetim sesimizi duy, engelleri kaldır! :)
  • 06 Mayıs 2011: Kibris’ta icki pek ucuz, pek ucuz… Benim gibi ickiyle az arasi olan birinin bile gozu donuyor.
  • 10 Mayıs 2011: Ana karta sadece bir tane PS2 girişi koyan, IDE portu koymayan zihniyeti kınıyorum ve ıkınıyorum.
  • 11 Mayıs 2011: Vatan Bilgisayar’in Batikent subesi yine konusturdu… Elimdeki 5 kalemlik alisveris listesinden sadece bir fare alarak kos kos ciktim.
  • 12 Mayıs 2011: Karadut, karadut, sen ne güzel şeysin…
  • 15 Mayıs 2011: Agaclara verdikleri yesil isiklar ne kadar yapay duruyor. Cinnah Caddesi’nin caanim agaclarina gece bakasim gelmiyor.
  • 18 Mayıs 2011: Yenidünyalar (nam-ı diğer malta eriği) ne lezzetli şu aralar… Güneşli günlerin ilk harbi sulu meyvası. İçinden çok sayıda çekirdek çıktığından tabakta kalanlara bakınca çok yemişim hissi veriyor meret. Bir de Trabzon hurmasını hatırlatıyor bana, onun zamanı da gelse de yesek :)
  • 22 Mayıs 2011: Egirdir’de gole nazir, sessiz sakin keyif yaparken Fenerbahce maci nedeniyle bir suru gurultuye mazur kalan kahramaniz, Fener topol e mi dedi…
  • 26 Mayıs 2011: Kentpark’in otoparkinin sensorleri pek islevselmis. Her parkyerinde bir algilayici, oradaki bilgileri toplayip, her koridor girisinde o koridorda kac tane bos parkyeri oldugunu gosteren tabelalar var. Parkyeri aramayi cok kolaylastiriyor.
  • 26 Mayıs 2011: Kentpark teknolojik kesiflerimiz suruyor. Kioskta gidecegimiz magazayi secince, bizi bulundugumuz yerden magazaya kadar AVM icinde uc boyutlu gezerek goturdu. Cici.
  • 28 Mayıs 2011: Event’i ilk bölümlerinde güzel dizi aslında diye savunduydum. Son 10 bölümüyle bu kadar yokuş aşağı, bu kadar Flashforward vari bir yaklaşım sergileyebilirdi. İyi ki iptal olmuş dedirtti meret sonunda. İşin içine saçma aksiyon sokmadan bilimkurgu çekecek baba/anayiğitler aranıyor.
  • 01 Haziran 2011: Badem Tat’a dun sabah yedigim dereotlu dikdortgen kesilen sicak mama hayaliyle gelip havami aldim. Oglen cikarmis bugun. Hayal kirikligi ve muz kabugu.
  • 01 Haziran 2011: Antebi’nin acik hava tasarimi degismis, hic de guzel olmamis :(. Ben eskisini isterim.
  • 05 Haziran 2011: Hmmh… Gunes goren yerlerdeki hanimelleri acmaya baslamis, gecerken mis gibi kokuyorlar. Hanimeller gun boyu puskevitiniz, hanimeller…
  • 05 Haziran 2011: Mevlana Lokantasi’nda kelle-paca corbasi olunca da ne enfes oluyor. Ikincisini icmemek icin zor tuttum kendimi. Eti ayri lezzetli, suyu ayri lezzetli, biraz da sarimsak…
  • 10 Haziran 2011: Turkcell’de tüm çalışan insanlara arada bir sabahları 4:20′de “isteğiniz üzerine paketiniz değiştirilmiştir” diye kısa mesaj atmak istiyorum. Bakalım iyi oluyor muymuş uykularının bölünmesi…
  • 26 Haziran 2011: Kirazı çok seviyorum ama güzeli niye bu kadar pahalı (hele İstanbul’da) :(
  • 26 Haziran 2011: Fener Balıkçısı’nda balık çorbası ve dil şiş benim için bir klasik. Çok kişi gitmenin dayanılmaz hafifliğiyle kalamar ve tereyağlı karides de kattım. Patlıcanlı mezesi nefisti. Ah bir de lakerda olsaydı… Hatta bir de içki ruhsatı olsaydı da, rakı katsaydık işin içine :)
  • 27 Haziran 2011: Yine yeniden Fener Balikcisi, simdi de balik corbasinin yaninda sardalya…
  • 28 Haziran 2011: Kadıköy lezzet turumuzun bu akşamki durağı “Ciğerche” idi. İsmi ne kadar kötü ise, ciğerleri de bir o kadar lezzetliydi. Hem arnavut ciğeri hem edirne ciğeri tattık (yancı yürek şişi saymıyorum), ikisi de enfesti. Özellikle edirne ciğerini kesinlikle dönmeden bir daha yiyeceğim!
  • 28 Haziran 2011: Dün öğlen de Yanyalı Fehmi’deydim efenim. Seneler önce yediklerimi beğenmemiştim. Bu kez tavsiye üzerine “Yanyalı” yedim, patlıcan-köfte-biber-domates-beğendinin pek güzel bir bileşimiymiş. Paça çorbası da içtim, o da değişik ama güzeldi. Yalnızca “Yanyalı” yemeye gidilable…
  • 29 Haziran 2011: Her Kadikoy’e geldigimde ugradigim Sifahane’yi unutmamak gerek. Mevsimin guzeli karadut suyu. Fazla agir gelirse, sulandirmak icin elma-cilek katilabiliyor ama sek karadutun apayri. Yarim saat once ictigimin tadi hala damagimda…
  • 29 Haziran 2011: Bugunku duragim Mercan Kokorec. Sampiyon’da da ayni derdim vardi, nihayet adini koyabildim. Domatesi basiyorlar, hem kokorecin tadini alamiyorum, hem ekmek islaniyor, hem de kokorec seyreliyor. Ortada islaklik olacaksa anca kokorecin kendi yaginda olmali birader.
  • 29 Haziran 2011: Kadikoy turumuza “Meyhane” isimli meyhanede devam ediyoruz. Guzel insanlar, guzel mezeler, raki, balik… Ada borulcesi mutlaka isteyin!
  • 30 Haziran 2011: Bugun de Pehlivan’dayim. Yaprak sarmanin yapragi sert ve tuzlu, patlican dolmasinin ici cok pismis, yogurtlu patlican mezesinin patlicani az, istim kebabina ise gereksiz patates kizartmasi gomulmus. Haddinden de pahali. Belki de bunlar yerine bastan beni dukkanin onunden gecerken tav eden et/kofte/tavuk izgaralara yonelmeliydim.
  • 01 Temmuz 2011: Kadikoy’de haftaici sabah kahvaltisinda un banyosu yapmak istemeyenler icin, Altiyol Boga guzel bir secenek. Ben peynir, zeytin, domates ile kahvalti eden bir insan olarak, standart kahvalti tabaklariyla hic anlasamiyorum. Buradaysa standart bir kahvalti tabagi yerine, istedigin yiyecekten istedigin kadar seciyorsun ve tabagini kendin olusturuyorsun.
  • 01 Temmuz 2011: Kadikoy’deki son oglenimde Sayla’dayim. Mantinin en bi guzeli. Ben bildim bileli masasinda sumak yoktur (nane vardir), anca ozel olarak isteyince sumak getirerek insanlara “mantiya sumak konmaz” mesaji verir(di). Bu gelenek kirilmis :/. Cig boregi de meshur ama ben (yine) mantidan vazgecemedim :)
  • 01 Temmuz 2011: Baylan yine formunda, Kup Griye her zaman guzel…
  • 01 Temmuz 2011: Kadikoy finalim Ciya ile muhtesem oldu. Ispit otu kavurmasi enfesti, patlican dolmasi husranimi bastirip uzerinden ezdi gecti.
  • 02 Temmuz 2011: Kamil Koc Atasehir terminalinde insan yigininin icindeyim… Karsidan gelen bilumum otobusler gecikmis. Eskiden ne guzel dogrudan Anadolu yakasindan (hatta Kadikoy’den) kalkip Ankara’ya giden otobusler vardi. Boyle sacmasalak karsida trafik sikisik diye sefil olmazdik.
  • 05 Temmuz 2011: Bolu civarinda Tursan’da pirzola ve salata keyfi. O enfes yogurdu ve kizarmis ekmegi de unutmayalim…
  • 07 Temmuz 2011: Kizilay’da “Mangal”da doyasiya et yedik… Yesil dev kivamina yakin actim, yemegin sonunu zor getirdim. Mezelerin ve porsiyonlarin zenginligini tarif etmeye yeter sanirim.
  • 11 Temmuz 2011: Bir gün bir kiraz festivaline gideceğim, kiraz havuzlarında yüzeceğim…
  • 14 Temmuz 2011: Duzce’de Corbaci Mulayim’de kelle-paca ve kimyonlu kabugu olan ekmek.
  • 14 Temmuz 2011: Bolu’da Bol As lokantasinda nefis istim kebabi… Tattigimiz arnavut ciger ve et haslamayi da unutmamali. Korkunckaya’ya oneri icin cok tesekkurler.
  • 14 Temmuz 2011: Bol-as’in muhallebisi ayri bir yaziyi hak ediyor. Paylasalim diye bir tane aldik, sonra ben hizimi alamayip onu 1.5′a tamamladim *:)
  • 17 Temmuz 2011: Donus yolunda Bol-as lokantasinda bu kez de pirzola keyfi…
  • 20 Temmuz 2011: Akcakoca’da, Mustafa’nin Yeri’nde enfes bir kaldirek kaygana ve incecik hamurlu bir manti.
  • 23 Temmuz 2011: Kislik (n’er kilo) barbunya ve bezelye ayiklayarak kafa toplama…
  • 27 Temmuz 2011: Duzce Konuralp sirtlarinda, gece sehir manzarali Smirnoff North keyfi (viva Fatih!).
  • 27 Temmuz 2011: Akcakoca Balikci Barinagi’nda Hamsi’de doyasiya kalamar ve mezgit!
  • 27 Temmuz 2011: Akcakoca Kale Plaji’nda gece yildizlar altinda “guneslenme” ve denizde yuzmek…
  • 28 Temmuz 2011: Duzce’de abhaz/cerkez yemekleri yerinde, abhaz peynirli kekikli leziz bir manti yidik. Yemeli, yedirmeli.
  • 31 Temmuz 2011: Duzce’de gunlerdir kebap asi eren kahramanimiz, Gelgor Kebap Evi’nde tikabasa yedi – bonfile sis ve kozde patlican bir harika!
  • 08 Ağustos 2011: Ve kutlu incir mevsimi acilir. O nasil bir lezzettir…
  • 08 Ağustos 2011: Ver coşkuyu Megadeth’in Endgame albümü ile… Ne kadar da güzel albüm yapmışlar. Geçen sene geldiklerinde çala çala tek parça çalabilmelerine üzülmüştüm. Yaşlanmış grupların çilesi, güzel albüm yapsan da yeni parçaları konserde eski hayranlara çalmak zor.
  • 11 Ağustos 2011: Maiden United grubunun Iron Maiden parçalarını akustik yorumladığı “Mind the Acoustic Pieces” albümünü dinledim. Accık “Still Life”da iş var, onun dışındakilerde o bile yok bence. California Guitar Trio, Iron Maiden parçaları yorumlasın! :)
  • 12 Ağustos 2011: Bol yagmur dokuldu dun aksam. Islak toprak kokusu tum evi sardi. Simdi de Agustos’ta serin, hafif kapali, enfes bir bahar sabahi yasiyoruz.
  • 13 Ağustos 2011: I. Melih konusturmaya devam ediyor: Dun acik olan Istanbul yolu’nu Anadolu Bulvari donusunde *tamamen* kapatip bir tane uyari tabelasi koymayip hepimizi sefil ediyor.
  • 15 Ağustos 2011: Gunun kamyon arkasi sozlerinden: “Yanlis hayatta dogru yasanmaz”
  • 15 Ağustos 2011: Ciya’da mumbari ilk defa begendim. Miyam miyam.
  • 16 Ağustos 2011: Kasasinda bozuk parasi olmayanlarin, taksicilik, bakkallik gibi meslekler yapmamasi gerekli. “Bozuk yok muydu” demeyiverin yav.
  • 16 Ağustos 2011: Fener Balikcisi’nda balik corbasi, deniz borulcesi ve tekir, namm. Kucukkene Erdek’te ilk tekir yiyisimi andim.
  • 16 Ağustos 2011: Sol kapidan girilip sag kapidan cikilan AVM’ler, lafim size: Ingiliz miyiz yahu!
  • 16 Ağustos 2011: Sinema icin benden o kadar para alip, bu kadar cok reklam gostermek ve filmi gec baslatmak ayip ya.
  • 16 Ağustos 2011: Acibadem Caddesi’nde en guzel gunes batisi seyredilecek yerin E-5′in uzerindeki kopru olmasi trajikomik.
  • 18 Ağustos 2011: Ankaram, Ankaram, nemsiz ve sabahlari serin Ankaram…
  • 21 Ağustos 2011: Demon’s Eye’ın yeni albümünü dinliyorum. Rainbow’un 90′lardaki vokalisti Doogie White’ın katılımıyla parçaların hemen hepsi tam bir Rainbow/Deep Purple karması olmuş. “Tanıdık” tınılar da bol.
  • 22 Ağustos 2011: FCH Mobil 100000. kilometresini devirir
  • 22 Ağustos 2011: Ah Hacettepe FM ya… Cok guzel caliyorsun da, bir de vericilerin guclu olsa da ses kalitesi kotu olmasa.
  • 23 Ağustos 2011: Ostim’de Urfalı Kebapçı’da pirzola (ve saz arkadaşları) keyfi.
  • 24 Ağustos 2011: Yemek twitlerim sonunda birilerinin ahını aldım galiba. Senelerdir meme yapmayan böbreklerim ağrıyor, bağırsaklar fazlamesaide.
  • 26 Ağustos 2011: Masadaki sineği öldürmesinin artçı etkisiyle dibindeki gözlüğü ortadan ikiye kırılan genç, şaşkın şaşkın bakakalır…
  • 26 Ağustos 2011: IKEA’daki mobilyalarin susu kitaplar bile Isvecce. Kurumsalligin tikandigi nokta. TR’den kitap alma sureci yerine Isvec’ten tasimislar.
  • 28 Ağustos 2011: Kasirgasiz bir memlekette yasamak ne guzel.
  • 29 Ağustos 2011: Konserlerde icten pazarlikli bis istemiyoruz!
  • 30 Ağustos 2011: “Erken Osmanli Sanati” nasil da anlasilmaz, ceviri kokan bir ifadedir.
  • 03 Eylül 2011: Trafigin aksi yonunde tatile gitmek ne rahat. Ayrilmis yolun guzelligi. Bekle deniz, geliyoruz askla :)
  • 03 Eylül 2011: Denizli’de Selale Restoran’da tandir ve bol zeytin/tursulu salata keyfi. Ozlemisim yauw.
  • 04 Eylül 2011: Hmm… Pazardan taze alinmis yumurtanin tadi bir baska oluyor. Zeytinyagi, aci pul biber ve kekik. Ucuncude zor durdum :)
  • 04 Eylül 2011: Cuma gunu 2.5 saatte 3 devlet dairesinde is bitirdik, Turkcell’den bir vinn almamiz 1 saatten fazla, acilmasi ise 1 gunden fazla surdu.
  • 05 Eylül 2011: Kalın mı kalın, sulu mu sulu antrikotlar; yoğurtlu bir semizotu salatası eşliğinde mideleri boyladılar bir saat kadar önce. Hala tadı damağımda. Dökme demir ızgaram, seni seviyorum :)
  1. “Sosyal Ağlardan Seçmeler #2” İçin Yapılan 2 Yorum

  2. Bahadır 09 Temmuz 2012 Pazartesi günü dedi ki :

    Doruk, abi lütfen commit’leri atomik yap.

  3. Do 09 Temmuz 2012 Pazartesi günü dedi ki :

    Atomik commitler zaten Friendfeed, Twitter, Facebook üzerinden gerçekleşiyor :)

Bir Yorum Yazın