Öyle bir seyir defteri…

Hoppidi Hoppidi Hoplatma

21 Haziran 2017 Çarşamba, 19:16 | Yimmek

Pazarda gezerken minnak minnak taze patatesler gördüm. Yanımdaki Denizlili arkadaşım hemen atlayıp almaya başladı. Onlarla ne yapıldığını sorduğumda ise “hoplatma” dedi. Denizli’de özel olarak poşetlerde satılırmış böyle “bebek” patatesler. Tabii boş durur muyum, ben de bir miktar aldım.

hoplatma1

Nasıl yapıldığını da öğrendim: Patlamış mısır gibi.

Kapağı kapatılabilen geniş bir tava ya da tencereye zeytinyağı koydum. Yıkadığım patatesleri içine attım, tuz döktüm ve kaşıkla iyice çevire çevire tamamını zeytinyağına buladım. Sonra da altını açtım. Aşağı yukarı dakikada bir, bazen daha sık, tencereyi “hoplattım”. Yani kapalı kapağıyla çalkaladım. Bunu yarım saat kadar yaptım.

hoplatma2

Patateslerin piştiğini, en büyüğüne çatır batırarak kontrol edebilirsiniz. Yarım saat benim durumumda biraz fazla olmuş, daha kısa pişirebilirmişim.

Sade yiyebileceğiniz gibi, üzerine domates sosu yapanlar, sarımsaklı yoğurtla yiyenler, acı koyanlar (yağ kızdırılırken mesela güzel olabilir), çeşitli sos kaselerine batırarak (dip) yiyenler var.

Yoğurdu denedim, yoğurt sever bir insan olarak “ı-ıh” diyorum — anca tuzu fazla kaçırdıysanız, dengelemek için işe yarıyor.

Hoplatmanın (nam-ı diğer galgıtma ya da kalkıtma) kabuklarıyla yapılması ve yenmesi benim için en güzel özelliklerinden biri. Kabuklu pişmiş, kızarmış, vs taze patatesi çok severim. Hoplatmada da kabuktan bol bişi yok. Aperatif gibi pıt pıt yeniyor. İnsanın durası gelmiyor.

Bir Yorum Yazın