Öyle bir seyir defteri…

Güle Güle Windowmaker

27 Aralık 2005 Salı, 14:15 | Gezegen

2001 yazından beri masaüstünde Linux kullanıyorum. İlk ve uzun süre tek göz ağrım Windowmaker oldu. O yıl LKD‘nin Internet Haftası kapsamında düzenlediği seminerlerden[1] birinde Kaya Oğuz sayesinde tanışmış, ilk görüşte sevmiş ve uzun süre bırakamamıştım.

Hafif ve hızlı yapısı 64 MB bellekli bilgisayarıma hızla uyum sağlamıştı. Hem genel, hem de çalışma alanı (sanal masaüstü) bazlı yerleştirilebilen dok uygulamalarının çeşitliliği gözümü kamaştırmıştı. Masaüstünün herhangi bir yerine tıklanarak açılabilen menüleri, ayarlar için basit ve kullanışlı grafik arayüzü de cabası.

Peki neden güle güle? KDE yüzünden. Kullandığım birçok favori program KDE kütüphanelerini kullanıyor. KBabel, Quanta ve K3B ile başlayan furya Kpdf’nin yeni sürümü ile devam etti. Sonunda notbukta Windowmaker kullanmaya devam edip, masaüstü bilgisayarında KDE kullanmaya başladım. Zaten arka planda bir KDE sülalesi çalışıyordu bu programları çalıştırınca, Windowmaker kullanmak anlamsızlaşmıştı. Tabii başlayınca arkası da geldi. Akregator, Konqueror (dosya yöneticisi), Kprinter, Digikam, Gwenview, Yakuake ile devam etti. Şimdilerde Amarok’a ısınma turlarındayım.

Yeni notbuk almamla beraber KDE’yi notbukta da kullanabilir hale geldim ve emektar Windowmaker en azından kendi kullanımım için tarih oldu. Kahpe (oturmamış) özgür masaüstü standartları…

Windowmaker’ın anısına zaman içinde kullandığım farklı temalardan, dok uygulamalarından ve geride bıraktığım diğer hafif yazılımlardan ekran görüntüleri derledim. Düşük donanımlı bilgisayarlarda tekrar güçlerimizi birleştirene kadar kendine iyi bak.

   

[1] O seminerlerin bir güzel anısı daha var : Serdar Köylü. İlk semineri, ilk kez yüzyüze tanışmamız da burada olmuştu. Zaman içinde efsaneleşen 92 slaytlık semineri -sonlarında hızlanmasına rağmen- 4 saatten uzun sürmüş; gece 11’e doğru mest ve bir o kadar da şaşkın bir insan topluluğu olarak evlere dağılmıştık.

Bir Yorum Yazın